Şimdi Gidiyorum

Bırak.. bugün yazacaklarımı yarına şahit bırakmayacağm.. Dokunma.. çek ellerini.. Biliyorum bende bana ait bir şey kalmadıgını artık.. Ve senden bana dair bir şey beklemiyorum.. Cölde gezinirken serap görmüş gibiyim.. Gideremezsin susuzluğumu.. Ve senelerdir yapamadıgın gibi ümitlerimi geri getiremezsin.. Kırılmış dallarımı onaramazsın hatta..

Dokunma bana.. Ben sensizliğe alışalı çok uzun zaman oldu.. Ve sana dair inançlarımı tek tek kırıp attıgımdan bu yana çok zaman geçti.. Ağlamak mı? Asla.. ağladığımı düşünme sakın.. Artık öyle kötü huylarımda yok.. Sadece biraz hüzünlendim.. ötesi değil..

Lütfen.. yalnız bırak beni.. Yalvarıyorum sana.. Hayallerimde olmaktan vazgeç.. rüyalarıma girmektende.. Ben tüm rüyalarımı kabusa çoktan çevirdim.. Ve terlemeden uyanmaz oldum..

Sen bilirmisin.. kac gece hayalin için yazılmış bir şiiri okuyup.. son noktasında gözyaşlarına boguldum… Hiç zannetmiyorum.. Sen o sıralar kabul etmeyeceğin talepleri dinlemekle meşguldun..

İstanbul’da yağmur var bugün.. Artık açlıktan zayıflamış çocukları.. parçalanmış ayakkabılarını.. ve benden gayrı tüm insanları düşünüyorum.. Aralarında sen yoksun sadece.. olmanıda istemiyorum..

Bu sana son yazdıgım mektup belkide ve bu kalemin adını son yazışı olacak sevgili… bir daha dönmeyecek geriye düşüncelerim.. bir daha bakmayacak gözlerim ardına.. hissetmeyecek kokunu.. saçlarına dokunmayacak..

Ben gidiyorum adını unutmak istediğim sevgili..

Ağlama sırası sende olması gerekiyor bu hayat denen tiyatroda.. Ama sen bilmezsin ağlamayı.. Göz pınarların kurudur her daim.. Becerebildiğin en iyi şey rol yapmak.. Onuda benim için yapmazsın..

Ben gidiyorum sevgili…

Tiyatrodan rol çaldım.. başkasına ait duyguları yaşayıp.. başkalarının sözlerini dillendireceğim.. Gelmiş geçmiş bütün aşkları okuyacagım.. hepsine kendimden bir şeyler ekleyip.. bir şeyler çıkaracagım.. sonucunu önemsemeden.. nede olsa her daim ‘sıfır’

Ben gidiyorum sevgili..

Arayışım sana dair bir zerre değildir.. senden yana bir beklentim yok.. Zaten benim isteklerim hiçbir zaman dile getirilemedi.. Cocuksu şeylerdi belkide.. kırılan bir oyuncagın yerine yenisini istemek gibi.. Ağlattı sadece.. hüzün yükledi hayal bulutlarıma..

Dönülmeyecek yollar değil bunlar.. Ve yenilmeyecek hiçbir söz yoktur.. Sigaramın külünün yere dökülmesi kadar kısa bir sürede gelir ölüm.. Ve ölüm sahnenin kapanmasıdır bazıları için.. Seyircileri selamlayamadığım için üzgünüm. Benim için hepsinden özür dile.. Bedensel bir kayboluş değil bu.. Sadece ruhumu gönderiyorum ‘uçmağa’..

Benim için ağlayabileceklerin sayısını çok iyi biliyorum.. Bir elimin parmaklarını doldurmuyorlar..

Sevdalarımın şahidi Tanrı.. onlara iyi bak ruhsuzluğumda. Anlamasınlar aralarında sadece etten kemikten bir beden olarak var olacagımı.. fark etmesinler acılarımı…Anneme iyi bak.. Senelerdir dudaklarımdan dökülen ama kabul etmediğin duaların yerine say bu sefer.. Sana borcum var biliyorum.. Hepsini peşin ödeyeceğim..! !

En acısı nedir biliyormusun sevgili.. Giderken bile kendim için bir şey isteyemedim.. Bazıları hayatı kendileri için yaşarken… Gördüm ki.. ömrümün büyük bir kısmı başkaları için yaşamakla geçmiş..

Takdiri ilahi.. çizilen yoldan gitmekten başka seçeneğimde yok zaten.. Bu alemde bir yerdesin.. Adını bilmiyorum.. yüzünü hiç görmedim.. Affet beni.. mücadeleden erken vazgeçtiğim için.. Labirentlerde kaybolduğum içinde üzgünüm.. Nice denemelerim boşa çıkarken.. hep seni bulmanın ümidindeydim..

Son satırlarımı yazarken.. kendi adıma bir şey isteyebilirmiyim senden ilk ve son kez..

Gözlerimi kapatırken bu gece.. kulağıma adını fısıldar mısın? ..

Ümit ÜNAL

Kaynak:

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir